2 Kasım 2010 Salı

Nasıl Çiçek Yetiştirebilirim? LALE

Bahçe ve balkonlarda yetiştirdiğimiz çiçekleri çeşitli yollardan temin ederiz. En kolayı bir seraya gidip gözümüze kestirdiğimiz, hoşumuza giden çiçekleri satın almaktır. Az miktarda bitki gerekiyorsa bu yol en mantıklısı olacaktır.


Eğer büyük bir balkon veya bir bahçemiz varsa fazla sayıda bitki gerekir. Bu durumda çiçeklerimizi çeşitli metodlarla kendimiz yetiştirmemiz daha ekonomik olur. Çiçeklerimizi tohumla,çelik veya kök sürgünlerinden yetiştirebiliriz.


Tohumla çiçek yetiştirme
Tohumla bitki yetiştirmek biraz karmaşık bir iştir. Bütün tohumlar aynı şekilde ekilmez. Bitkisine göre ekim zamanı,ısı ve ortam farklılıkları gösterir. En çok mevsimlik ve iki yıllık çiçekler tohumdan yetiştirilir.


Çelik ile çiçek yetiştirme
Bazı ömürlü çiçekler çelikle yani bitkiden kesilmiş dalı köklendirerek yetiştirilebilir. İki çeşit çelik olur.

Kök çeliği ile yetiştirme
Yıldız çiçeği, hezaran, şakayık ve acı bakla kök çeliğiyle yetişir. Bitkinin dibinden fışkınlayan taze dalları köke dokunmadan ya elle hafifçe çekerek,kopmuyorsa bıçakla kesilerek ayrılır. Kesilen çeliğin üzerinde ana daldan küçük bir parça bulunursa daha çabuk köklenir. Çelik saksıda köklendirilir.


Uç çeliği ile yetiştirme
Bitkinin çiçeksiz ve taze bir dalı 5-10 cm. kesilir. Toprak önce bir çubukla delinir. Çelik yerleştirilir. Toprak hafifçe sıkıştırılır ve sulanır.Gölgede köklendirilir.

Çelikler susuz bırakılmamalı ama çürüyecek kadar da aşırı sulanmamalıdır.


Kök sürgünlerinden çiçek yetiştirme

Ömürlü çiçekler ve bazı soğanlı çiçekler için için en uygun usuldür. Zira bu şekilde bitkiden çiçek almak için bir yıl beklemek gerekmez. Hemen o yıl açar.

Mesela seradan beğendiğiniz ömürlü çiçeklerden az sayıda alırsınız. Bitki gelişip çoğalınca köklerinden ayırıp yeni bitkiler elde edebilirsiniz.

Ayrıca ömürlü çiçeklerin bir kısmı 3 yılda bir sonbaharda sökülüp kökleri ayrılarak yeniden dikilirse bitki tazelenir ve ömrü uzar.

Kök ayırma ilkbahar veya yaz sonunda yapılır. Etli kökleri keskin bir bıçak kullanarak ayırabilirsiniz. Çok iri bitkileri ise çatal belle hafifçe yerinden oynatmak gerekebilir.

Siyah gül hikayesi

sokak çocuğuydu o. Bir evi, üşüdüğünde içinde ısınacağı bir yatağı, sevebileceği kimse yoktu. Kaçardı insanlar ondan serseridir diye ama bilmezdi kimse onun ne kadar sıcak bir yüreğe sahip olduğunu. Bütün yakışıklılığı saklıydı yüzüne yapışan tozların arkasında. Güldüğünde gözlerinin içi dahi gülecekti belli.
Gemlik sahili ıssızdı o sabah. Delikanlı oturdu bir kaya üzerine ve her gün ki gibi denizi seyretmeye başladı, onunla konuşmaya, dertleşmeye. Tuhaf bir his vardı içinde. Dolaşmaya karar verdi, sahilin bir ucundan diğer ucuna. Uzaktan birini gördü. Uzun kızıl saçları olan, yüzünde aynı kızıl çilleri olan tertemiz giyimli bir kızdı. Akşam olmuş delikanlı yine her zaman kaldığı, sahildeki en büyük çınar ağacının altına uzanmıştı aklında ve yüreğinde o kızıl saçlı kız vardı. O günden sonra delikanlı hep oraya gidip kızıl saçlı kızı seyretti saatlerce. Gözlerine uyku girmez olmuştu. Karnının açlığını hissetmez olmuştu. Bir gün gelmese içi içini yerdi, korkardı. Deli gibi aşıktı, taş kesmiş yüreği yumuşamıştı birden. Günler böyle aşk ateşi ile geçmiş. Genç kız delikanlının aşkını anlamış, fakat sokak çocuğu olduğu için umurunda olmamıştı.
En sonunda karar verdi delikanlı. Ne olursa olsun gidip onu sevdiğini söyleyecekti. Ve yaptı. Genç kız ona bana siyah bir gül getirirsen aşkına karşılık verebilirim dedi. Gözleri aşktan kör olan delikanlı hemen kabul etti. Ve aramaya başladı ama hiç bir yerde siyah gül bulamadı. Bir umutla bir gülfidanı aldı. Dualar etti onun siyah açması için ama nafile beyaz renkte açmıştı gül. Delikanlı bütün ümidini yitirdi. En sonunda siyah mürekkep kalemle yattığı kartonun üzerine şu satırları yazdı "sevdiğim seni siyah gül bulabilecek kadar sevmemişim. Siyah gül yok, sen yoksun, o zaman bende yokum... Hoşçakal..."
Bu satırları yazdıktan sonra hazırladığı ipi boynuna geçirdi, bıraktı kendini ölümün sessizliğine... Oysa o can verirken dökülen mürekkep beyaz gülü siyaha boyamıştı bile...

Gemlik sahili üzgündü. Kolay mı hep büyük aşklara şahit olmuştu. Alışkın değildi böyle bir sona. Kızıl saçlı kız o gün yine sahile gelmiş fakat delikanlıyı görememişti. Unuttu herhalde diye geçirdi içinden. Bilmiyordu delikanlının artık bu dünyada olmadığını. Gezmek istedi ancak o gün bir güçsüzlük vardı genç kızda. Yinede gezmek istedi ve delikanlının yattığı o büyük çınar ağacının olduğu yere doğru ağır ağır ilerledi. Tuhaftı genç kız, titriyordu. Heyecanlanmıştı... İşte o an anlamıştı artık kızıl saçlı kızda aşıktı delikanlıya. Yavaşladı ve düşündü ne yapacaktı ki siyah gülü. Başından atmak için istemişti, nerden bulacak ki demişti. Oysa şimdi oda seviyordu. İşte karar verdi delikanlıya gidecek onu sevdiğini söyleyecekti... Gemlik sahili ıssızdı. Martılar sessiz çığlıklar atıyordu. Balıklar kayaların arasına sığınmıştı. Uzaktan gözüktü çınar ağacı hani şu görünmeyen dileklerin asılı olduğu çınar ağacı. Genç kız uzaktan kalabalığı fark etmişti. Adım atmakta zorlanan kızıl saçlı kız koşmaya başlamıştı. Kalabalığı aşarak sevdiğinin yanına gitti. Ancak delikanlının yüzü morarmıştı, gözleri açıktı. Kimse onu indirmeye cesaret edemezken, kızıl saçlı kız kucakladı delikanlıyı. Ancak o kadar ağırlaşmıştı ki taşıyamadı, yığıldı olduğu yere. Gözleri siyah güle, elbisesi gülün dikenine, dili de binlerce keşkelere takıldı kaldı… Senelerce ağladı ve bekledi delikanlıyı değil ona kavuşacağı o muhteşem ölümü bekledi…

Client Onboarding and KYC Compliance

The GoldTier product incorporates all of the functionality required to effectively:
Manage the onboarding and maintenance of new and existing clients across a variety of teams including sales, relationship managers, operations, compliance, documentation, tax, credit and legal
Integrate compliance controls into the client onboarding process
Deliver Know Your Customer (KYC / AML), Customer Identification Profile (CIP), MiFID client classification, USA PATRIOT Act, and related client regulatory due diligence
Create transparency to stakeholders throughout the client lifecycle.
'GoldTier is creating a standard to address both the tactical and strategic challenges arising from the processes of client onboarding.' HSBC

The solution empowers financial institutions to:

Meet regulatory compliance demands: with automated due diligence processing and comprehensive client audit profiles on-demand
Improve time to revenue: with the reduction in paperwork and tightening of account opening cycle times
Control costs: with the automation of manual tasks, elimination of expensive repeat tasks, and real-time management dashboards
Enhance the client experience: with the minimization of touch points and repeat requests to your clients.
Each onboarding activity is tied back into a common onboarding framework, meaning client knowledge can be leveraged across all activities. GoldTier enables financial institutions to set policies, adopt regulations and then implement and enforce them throughout these activities.


To receive a complimentary copy of the GoldTier KYC and Client Onboarding Solution brochure with key client commentary please select Contact Us from the menu on the right.

MISIR PİRAMİTLERİNİN ESRARI

Binlerce yil önce yapilan piramitlerde bugün bile hala binlerce sir yatmaktadir.O tarihlerde piramitleri yapan insanlar herhalde metre kavramini bilmiyorlardi.Ve bütün bunlari göz karariyla yapmalarida imkansiz.Bugün bile çok düzenli bir sekilde yapilan gökdelenlerde çok hafif bir sapma sözkonusu olabiliyor.Peki o zamanlar bunlari yapan insanlar ölçüm için ne kullandilar.Saniye mi?Arsin birimi mi?Misir endazesi mi?Bilemiyoruz.Şimdi bu piramitlerde, özellikle Gize bölgesindeki büyük piramitin çesitli oranlarda ölçümlerine bir bakalim.Bunlarin hepsi bir rastlanti mi?Olabilir.Ama bu kadar çok rastlantida insani düsündürüyor!

Piramitlerin Gizemi

Her biri 20 ton olan taşlardan inşa edilmiştir ve bu taşları temin edilebilecek en yakın mesafe yüzlerce kilometre uzaklıktadır. Bu taşların nasıl getirildiği konusunda kesin olmayan farklı varsayımlar bulunmaktadır.

Piramit, kimin adına yapıldıysa, onun bulunduğu odaya, yılda sadece 2 kez güneş girmektedir. (doğduğu ve tahta çıktığı günler)

Mumyalarda radyoaktif madde bulunduğundan mumyaları ilk bulan 12 bilim adamı kanserden ölmüştür.

Piramitlerin içerisinde ultra sound, radar, sonar gibi cihazlar çalışmamaktadır.

Kirletilmiş suyu, birkaç gün Piramit’in içine bıirakırsanız; suyu arıtılmış olarak bulursunuz.

Piramit’in içerisinde süt, birkaç gün süreyle taze kalır ve sonunda bozulmadan yoğurt haline gelir.

Bitkiler Piramit’in içinde daha hızlı büyürler.

Piramit’in içine bırakılmış su, 5 hafta süreyle bekletildikten sonra yüz losyonu olarak kullanılabilir.
Çöp bidonu içindeki yemek artıkları, hiç koku vermeden Piramit içinde mumyalaşır.

Kesik, yanık, sıyrık gibi yaralar büyükçe bir Piramit’in içinde daha çabuk iyileşme eğilimi gösterir.

Piramitlerin bazı odalarının içinde ne olduğu hakkında bir bilgi yoktur; araştırmacıların çoğu, ya içinde kayboldular ya da aynı yerde birkaç tur attılar, fakat içlerini göremediler.

Piramitlerin içi yazın soğuk kışın sıcak olur

Büyük Piramitin açilari,Nil’in delta yöresini iki esit parçaya bölerler.

Gize’deki üç piramit aralarinda bir Pitagor üçgeni olacak sekilde düzenlenmislerdir.Bu üçgenin kenarlarinin birbirlerine göre orani 3:4:5′dir.

Büyük Piramitin tabininin yüzeyi,anitin yarisinin iki katina bölündügünde pi=3,14 sayisi elde edilir.

Büyük Piramitin dört yüzeyinin toplam yüzölçümü,piramit yüksekliginin karesine esittir.

Büyük Piramit,dünyanin kara kitlesinin merkezinde yer aliyor.

Büyük Piramit,dört ana yöne göre düzenlenerek insa edilmistir.

Piramit dev bir günes saatidir.Ekim ortasiyla Mart basi arasinda düsürdügü gölgeler mevsimleri ve yilin uzunlugunu gösterirler.Piramiti çeviren tas levhalarin uzunlugu bir günün gölge uzunluguna esittir.Bu gölgelerin tas levhalar üstinde gözlenmesiyle günün 0,2419 bölümünde yilin uzunlugu yanlissiz olarak saptanabiliyordu.

Büyük Piramit’le dünyanin merkezi arasindaki uzaklik,Kuzey kutbuyla arasindaki uzakliga esittir ve kuzey kutbuyla dünyanin merkezi arasindaki uzakliga esittir.

Piramitin yüksekligiyle,çevresi arasindaki oran,bir dairenin yari çapiyla çevresi arasindaki oranin dengidir.Dört kenarlar dünyanin en büyük ve çarpici üçgenleridir.

sınavlar ve stresleri

Çocuk ve Ergen Psikiyatri Uzmanı Dr. Başaran Sezer, yaklaşan OKS, ÖSS ve SBS öncesinde öğrencilerin sınav stresinin arttığını belirterek, öğrencilere stresle başa çıkabilmeleri için ip uçları verdi.

Sezer, yaptığı yazılı açıklamada, sınav stresinin, üstesinden gelinmemesi halinde depresyona ve "genelleşmiş anksiyete bozuklukları"na neden olabileceğini bildirdi.

Ergenlerde görülen sınav stresinin birçok nedeni olduğuna dikkati çeken Sezer, sınava hazırlanma sürecinde ve sınav sırasında yapılacakların yanı sıra ailenin sınavdan beklentilerinin de ergen üzerinde sınav stresinin oluşmasına neden olduğunu kaydetti.

Aile ve Öğretmenin İşbirliği Önemli
Sezer, aile ve öğretmenlerin iyi iletişim kurmaları ve işbirliği yapmalarının stresle başa çıkma süreçlerini kolaylaştırdığını ifade etti.



Sınav stresini yaşamamak için genel olarak alınabilecek tedbirler arasında uygun bir program hazırlayarak düzenli çalışmanın ilk sırada yer aldığını vurgulayan Sezer, şunları kaydetti:

"Zamanın düzenlenmesi kaygıyı azaltır. Gerçekçi çalışma hedefleri konularak öğrencinin kendi kapasitesi oranında saat ayarlamalarına gidilmelidir. Öte yandan çalışmaları sosyal faaliyetlere ara vermeden düzenli bir şekilde sürdürmek de çok önemli. Yoğun çalışma temposu zamanla bıkkınlık ve tükenmişliğe sebep olur. Başkalarının yorum ve telkinlerine kapılmak da sınav stresine kapı açar."

KURDELE NAKIŞI MODELLERİ VE YAPIMI
















Doğal Antibiyotik

Toplumumuzda herşey ilaca bağlanır. İlaçlara bağımlılığımız var.
Boğazlarımız biraz kızarınca veya biraz öksürünce gelişigüzel bir antibiyotik alırız.Bu antibiyotikler de balgamı söktürmez, mikrobu vücuttan çıkaramaz. Zamanla vücutta bağışıklık sağlarlar ve etkileri kalmaz.

Bunun yerine doğal antibiyotikler kullanmamız lazım.

Doğal antibiyotikler nedir?

Sarımsak, soğan doğal antibiyotiktir. Bunları çok fazla tüketmek lazımdır.

Bunu için özel reçete olarak tavsite ettiğimiz tarif :

500 CC (yarım litre) kaynamış soğumuş suya,
kabukları soyulmuş bir baş sarımsak, yarım limonu kabuğuyla dilim dilim doğrayıp içine atın. Kapağını kapatıp (alimünyum folyoyla sararak ışık almasını engelleyebilirsiniz) karanlık bir ortamda 4 gün bekletin. Dört gün beklettikten sonra içinden posasını alın.

Her kışa girerken bir kaç defa bu doğal antibiyotiği tekrarlarsanız savunma mekanizmanız güçlü olur. Her yemekten 15 dakika önce
aç karnına bir yemek kaşığı içebilirsiniz.

Dışarıdan gelen mikrop ve virüslere karşı etkilidir.Hiç bir yan etkisi de yoktur. limonu hayatımızdan çıkartmayın.

Tarifimiz bir kişiliktir. Daha fazla su ve ölçüyle de yapabilirsiniz
http://www.maranki.com/ dan alıntıdır